Fransa’nın 26 bölgesinden biri olan Île-de-France bölgesinde yer alıyor güzel Paris. Paris sokaklarında bolca göreceğiniz ve biz Türklerin “İlle de Fransa olsun” goygoyları ile andığı bir bölge burası. Fransız Devrimi ile kaldırılan feodal bir bölgeymiş vakti zamanında. Günümüzde ise koyunları ile anılıyor. Şöyle ki bu koyun ırkı 8 hafta gibi bir sürede 40 kg ağırlığa ulaşabiliyormuş. Ayrıca bu Fransız koyunları yine Fransız insanlarının aksine çok hızlı ve verimli bir şekilde ürüyorlarmış. Dolayısı ile tüm dünyada hatrı sayılır bir namı var bu kuzucukların.

“İnsanlarının aksine” şeklinde belirttik çünkü 2 milyon küsür nüfusu var bu şehrin. Tüm Avrupa ülkelerinin temel sorunu burada da devreye giriyor. Genç nüfus diğer ülkelere göre nispeten az.
Dil malum Fransızca ve sonuna kadar dillerinden vazgeçmiyorlar. Bilinen bir durumdur zaten, Fransızlar milliyetçi yapıları gereği çok mecbur kalmadıkça İngilizceye meyletmezler. Dolayısıyla ben İngilizce bilmiyorum ,oralarda sefil olurum gibi söylemlere en kapalı ülkelerden biri.
Şehir Sen Nehri kenarına konuşlanmış ve bu nehir şehri adeta ikiye bölmüş durumda. Nehir kenarında saatlerce yürümelik keyifli bir ortam var.

Pahalı mı? Bize göre evet. Ama keseye uygun alternatifler de oldukça fazla. İlgili başlıklarda hepsini anlatmış olacağız.